
Darmadağınım, karmakarışık.
sallanıyorum bir otobüsün koltukları gibi.
hep bir yere gidiyorum,
nereye gittiğimi bilmeden.
inemeyeceğim terminalleden geçerken.
otobüs camından yansıyan kendi silüetim
bana bakıyor arkasında gerçeklik
bir süre yaşiyor uzaklarda,
ama yakına gelince hızla geciyor
zaman bu yollarda.
arayacağım şeyi bilmiyorum,
aradiğımı bile bilmiyorum
beni birinin arayacağıni bile bilmiyorum.
eylülde yollara düsüyorum
tatillerde ise ağlıyorum sanırım
melankolinin dibindeyim,
ömrümün en karmaşık yerindeyim,
kararlarimı inada bindirerek
verebileceğini sanan
bir yolcuyum, yolu belli olmayan...
