Saatler geçtikçe hayatlarımız birer birer tükeniyor.
Ferhad askere gidiyor, ben ise iş, ev ve okul arasındaki mekiklerimi hızlandırarak daha da bir değiştiriyorum. Fakat hayatlarımız hiç mi değişmiyor? Hayatlarımız da bize farklılık katacak saatlerimiz hiç mi olmadı? Hastalığımız, sağlığımız kadar değerli oldu mu acaba?

Kim ne derse desin, saatler akıyor biz bazı şeylerin değerlerini anlasak da anlamasak da... Ama mühim olan şeyleri hep kaçırdığımız gibi bunları da kaçırıyoruz, ve hep arkasından küçük bir "ahh" çekerek ilerliyoruz.
Bu haftaki konumuz saatler. O yüzden yeni aldığım kurmalı çalar saatimi bana bazı şeyleri daha net hatırlatması için kullanmayı düşünsem de, sesi çok çıktığı için ev haklı buna pek razı olmadı...





